Yaşamayı Unuttum Hükümsüzdür

Eskiden sabah kalkıp boğazda yürürdük. Sağda solda gördüğümüz her köşede  her kahvede durup bir şeyler içerdik, birer sigara tüttürürken hayatımızın olduk olmadık tatlı acı hikayelerini anlatırdık. Akşam üstü yola çıkıp Ankara' ya dönmeyi planlar, üstüne iki gün daha İstanbul' da kalırdık.

Boğazda kahvaltı yaparken martılar konardı masamıza. Sade Kahve' de Türk Kahvesi içerken masamızın altında bakır kovada kömür yanardı, ayaklarımızı ısıtırdık. Akşam nerede, hangi otelde otelde yer varsa orada kalır sabahın köründe ilk uyanan diğerinin yanına koşardı. 

Durduk yere ağlardık, neden diye sormazdı diğeri, elini tutardı beriki. Kimse kimseyi yargılamaz, sorgulamaz, kimse kimseye yan gözle bakmazdı, kimse kimseden bir şey beklemezdi.

Gel zaman git zaman anlamlar yükledik birbirimize. Bekler, sorgular, yargılar olduk birbirimizi. Keşke öyle sekiz yaşındaki çocuklar gibi kalsaydık. Kimse kimseye bir şey vermeseydi, kimse kimseden bir şey beklemeseydi,  kimse kimse için ölüp bitmeseydi. Birbirimize ağlamasa idik, başkalarına ağlayıp yine sadece birbirimize sarılsaydık. 

Keşke aşık olmasaydık, yada aşık olsak da öyle kalsaydık. Böyle olmasaydık. Birbirimizi ne kadar sevdiğimizi anlatmak, inandırmak zorunda kalmasaydık.


Karar verdim yine öyle olmaya. Yerden iki karış yukarıda yürümeye. Arkadaşlar edinip, onlara komiklikler anlatmaya, kendimle dalga geçip katıla katıla hep beraber gülmeye. Yine yeni bir motor-siklet almaya, dağ bayır gezmeye, ara sıra İstanbul' a gidip Asmalı Mescit' de sarhoş olmaya. Gece kesmeyince Maltepe' de pavyona gidip kötü assolistlerle sanat müziği söylemeye. Ara sıra kendimi utandırmaya, hayatla dalga geçmeye karar aldım.

Yeni suretini çıkardım hayatımın eskisi GEÇERSİZDİR :) ...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !